Netflix'in Video Oyunları ile Flörtü Devam Ediyor

Bildiğiniz üzere Netflix, film ve dizi izlemek için dünya üzerinde pek çok kullanıcının öncellikli tercih etmiş olduğu bir platform. Şirket ...

Netflix'in Video Oyunları ile Flörtü Devam Ediyor
16 Haziran 2021 - 03:30

Bildiğiniz üzere Netflix, film ve dizi izlemek için dünya üzerinde pek çok kullanıcının öncellikli tercih etmiş olduğu bir platform. Şirket, kendi bünyesinde barındırdığı pek çok materyal ile kullanıcıların beğenisini çekerken, aynı zamanda yenilikçi olmaya ve farklı şeyler denemeye devam ediyor. Bu noktada Netflix’in bir sonraki hamlesi video oyunları olacakmış gibi duruyor.

Söz konusu haber her ne kadar yüzde yüz kesinleşmemiş olsa da dedikodulara bakılacak olursa şirket yakın zamanda bu sektöre tam anlamı ile giriş yapmış olacak.


Elbette firmanın çıkaracağı oyunları, türü ve belirlediği planı kestirmek güç. Ancak daha önceden yapılan işlere bakacak olursak ve aynı doğrultuda söylentilere de bakarsak Netflix’in neler yapabileceğini biraz da olsa kestirmek mümkün.

Netflix, Black Mirror: Bandersnatch, Unbreakable Kimmy Schmidt: Kimmy vs the Reverend ve Bear Grylls: You vs Wild isimli yapımları ile belli bir kesimin beğenisini ve ilgisini çekmeyi başarmış durumda. Bahsi geçen bu yapımlara Netflix üzerinden ulaşarak izleyebiliyor ve seçimler yaparak izlediğiniz yapımın gidişatını belirleyebiliyorsunuz. Elbette bu durum oyunlar ile iç içe olan insanları çok cezbeden bir olay olmadı. Bunun sebebi ise zaten yıllardır oyunlar ile iç içe olan insanların söz konusu yapımlardan çok daha başarılı işleri tecrübe etmiş olması.

Oyuncular, her ne kadar söz konusu bu yapımlar karşısında hayrete düşmese de, oyunlar ile iç içe olmayan pek çok insan için söz konusu yapımlar oldukça ilgi çekici ve hayret verici bir deneyim olarak görüldü. İnsanlar izledikleri yapımlarda karar verebilme mekanizması haline gelmeyi, yapımın gidişatını ve sonucunu değiştirebilmeyi oldukça beğendiler.

Black Mirror: Bandersnatch’in başarısı şüphesiz ki Netflix’in kafasında bir kıvılcımı başlatmış olacak ki sonrasında yukarıda bahsettiğim farklı yapımları da izleyicilerin beğenisine sundu. Elbette adı geçen diğer iki yapım Black Mirror: Bandersnatch kadar başarılı olamasa da yine de kullanıcıların dikkatini çekmeyi başardı.


Netflix, Black Mirror: Bandersnatch’in ardından dikkatini yavaş yavaş oyun endüstrisine çevirmeye başladı. Şirket yetkililerinin daha önce yaptığı açıklamalar, Fortnite’ı kendilerine rakip olarak gördükleri yönündeydi. Peki Netflix neden kendi gibi video yayınlama platformlarını değil de bir çevrim içi çoklu oyuncu modeline sahip oyunu kendine rakip olarak belirledi?

Netflix’in Fortnite’ı kendine hem misyon hem de rakip olarak belirlemesinin başında gelen ilk sebep, insanların Fortnite başında oldukça uzun vakit geçirmeleri. Amerika’daki verilere göre Fortnite oynayan oyuncular, günlerinin yaklaşık 8 saatini bu oyun karşısında geçiriyor. Bu durum da doğal olarak Netflix için bir rekabet alanı yaratıyor. Bu durumun sebebi ise insanların Netflix’te daha fazla vakit geçirmek yerine Fortnite oynayarak vakit geçiriyor olmaları.

Fortnite, ayrıca gerçekleştirmiş olduğu konserler, film fragman gösterimleri ve interaktif eğlence yapımları ile de artık bir oyun olmaktan çıkıp kendi ekosistemine sahip bir eğlence platformu olmaya doğru ufak adımlar atıyor. Bu durum da Netflix için tehlike yaratabilecek başka bir unsur. Zira Fortnite’ın eğlence platformuna dönüşmesi ve daha fazla insanı daha uzun süreler kendine çekebilmesi, Netflix platformunda yer alan içeriklerin daha az ya da daha yavaş tüketilmesine yol açıyor.

Netflix gibi global markalar için, üretilen içeriğin her daim ve hızlıca tüketilmesi oldukça önemli. Netflix halen tam anlamı ile kar elde eden bir şirket olmamasından ötürü, başta Fortnite olmak üzere video oyunlar, Netflix için tehlike arz etmeye başlamış durumda.


Eğlence sektörü her geçen on yıl da bir şekil değiştiriyor ve farklı kavramlara sahip oluyor. Şüphesiz ki film ve dizi sektörü yıllar boyunca sektörün hâkimi oldular. Günümüzde ise bu yapımlar güçlerini yavaş yavaş kaybetmeye başlamış durumda. Bana göre bunun en büyük sebebi ise video oyunların sahip olduğu kalite çıtasının oldukça yükseğe çıkması ve bu video oyunların daha gidecek çok yolunun olmasından kaynaklı.

Video oyunları, oldukça spesifik konulardan tutunda oldukça klasikleşmiş pek çok konuya kadar işlenmiş yapımlara sahip. Söz konusu bu yapımlar, kullanıcılara interaktif bir deneyim sunmanın yanı sıra sahip oldukları ruh ile insanlar ile bağ kurabilmekte. Günümüzde çoğu oyun (bazı otomatikleşmiş seriler haricinde) büyük bir tutku ile hazırlanmakta.

Başarılı olan oyunlara baktığınızda bu oyunların bir şeyler anlatma derdinde olduklarını, tutku ile yapıldıklarını ve kendilerini deneyimleyen insanlara gerçekten iyi vakit geçirtip onları eğlendirebilmek için yapılabilecek en iyi şekilde tasarlandığını görebiliyorsunuz.

Bu durum da doğal olarak kullanıcıların, film ya da dizileri tüketmek yerine oyunları tüketmeyi tercih etmesine yol açıyor. Ayrıca söz konusu oyunlar sahip oldukları görsel kalite ile ve yine sahip oldukları sinematikler ile ve yine sahip oldukları senaryolar ile pek çok film ve diziden bana göre çok daha iyi. Ayrıca yine video oyunlarda gittikçe artan ünlü aktör kullanımı da oyunlardaki oyunculuğun daha yüksek seviyelere çıkmasına ve bu oyunların sırf bu aktörlere sahip olmasından kaynaklı ayrı bir heyecan seline sahip olmasına yol açıyor.

Günümüzde, Last of Us, Death Stranding, God of War, Cyberpunk 2077, Detroit Become Human ve A Way Out gibi oyunlar pek çok oyunculara eşsiz sinematik deneyimler sunmakta.

Uzun yıllar boyunca çeşitli film ödüllerini insanlar heyecanla bekler ve izlerdi. Özellikle Oscar Ödül Töreni’nin son yıllarda prestijini kaybetmesinin de etkisi ile izleyici sayısı ciddi anlamda düşmeye başladı. Bu duruma karşılık olarak ise yılın oyunları ödülleri olan The Game Awards, dünya çapında en çok beklenen ve izlenen ödül gecesi haline gelmeyi başardı. Sadece bu basit veri bile oyun endüstrisinin sinema sektörü karşısında ne kadar güçlü olduğunu ve ne derece ciddi olduğunu gösterir nitelikte.

Yazı boyunca sayfalarca oyun endüstrisinin nasıl film sektörüne bela olduğunu ve neden rakip olduğunu hatta bana göre neden film ve dizilerden daha üstün olduğuna dair yazabilir ve bunları veriler ile destekleyebilirim. Ancak yazının konusunun dağılmaması adına bu konuya burada son veriyorum.


Yazının bir önceki bölümünde bahsettiğim konuların farkında olan tek kişi ben değilim. Tıpkı benim gibi Netflix de sektördeki gelişmeleri görmüş olacak ki oyun sektörüne girme kararı almış durumda.

Bu bağlamda Netflix, tam manası ile sektörde kelle avına çıkarak oyun dünyasında yer edinmiş, isim yapmış kişiler ile görüşmelere başlamış durumda. Ancak bu durum oyun sektörünü yakından takip eden insanlara tanıdık gelebilir.

Netflix de tıpkı Amazon gibi Google gibi sektörün önde gelen isimlerini bünyesine katınca her şeyin günlük gülistanlık olacağı yanılgısına kapılıyor olabilir.

Bilmeyenler için özetlemek gerekirse tıpkı Netflix gibi Amazon ve Google’da zamanında hizmetlerini kullanıcılara açmadan önce kendi oyunlarını yaptırabilmek adına sektörün önde gelen isimleri ile çeşitli anlaşmalar sağladılar ve kendi yapımlarını bu insanlara yaptırmaya başladılar. Ancak hem Google hem de Amazon her ne kadar büyük şirketler olsalar da oyun sektörüne yabancı olduklarından dolayı kendi istek ve arzularını oyun yapımcılarına direterek geliştirilen projelerin başarısız olmasına yol açtılar.

Ayrıca herhangi bir oyun geliştirme ya da konu anlatma tutkusuna sahip olmadan, bir tek maddi gelir kaygısı ile geliştirilen oyunlar, kendini belli etmekte ve oyunculardan düşük not almakta. Nitekim bana da sorsanız bu oyunlar 100 km öteden kötü olduklarını belli etmekte.

Umuyorum ki bu bağlamda, her türlü araştırmayı ve raporlamayı gayet iyi yapan Netflix, sektördeki bu başarısızlık hikayelerini görür ve bunlardan ders çıkararak aynı hatalara düşmez. Ha bana sorarsanız ümidin var mı diye elbette ki Netflix’ten bu anlamda ne bir beklentim ne de bir umudum var.


Netflix’in oyun sektörüne girmesi kaçınılmaz bir gerçek. Şirket öyle ya da böyle bir şekilde sektöre giriş yapacak. Oldukça agresif bir yapıya sahip olan Netflix, eminim ki ilk başlarda oldukça büyük hatalar yapacak. Ancak şirketin kervan yolda düzülür mantığı bu noktada çalışmaya başlayacak ve sabırlı olurlarsa ileride güzel işler çıkarabileceklerine inanıyorum. Tabii ki buradaki beklentim 10 yılı aşkın bir süre.

Bana göre Netflix’in ilk olarak izlemesi gereken oyun politikası interaktif filmler üzerinden olmalı. Böylelikle Netflix hem kullanıcı alışkanlıklarını, beklentilerini ve isteklerini daha iyi anlayıp analiz edebilir, hem de alışkın olduğu alandan ve güvenli bölgesinden çok da ayrılmamış olur. Bu noktada Netflix, Steam’de yer alan pek çok interaktif yapıma göz atabilir.

Netflix, ayrıca hazin bir şekilde kapanan Telltale Games ile yakın ilişkilere sahip. Telltale Games’in sahip olduğu oyun yapısı oyunculara bir noktadan sonra her ne kadar baygınlık verici ve sıkıcı gelse de Telltale Games, Netflix için çok doğru bir stüdyo olabilir.

Bunu diyorum çünkü yine bence Netflix’in ilk etapta hedeflediği kitle doğrudan oyuncu kitlesi olmaktansa daha önce interaktif deneyimleri yaşamamış insanlar olmalı. Netflix, kullanıcı sayısı açısından neredeyse tüm dünyada doygunluğa ulaşmak üzere. Hatta yanılıyor olabilirim ancak sanıyorum ki Amerika’da Netflix kullanıcı doyumuna ulaşmış durumda. Bu noktada Netflix yeni kullanıcıları çekebilmek adına oyun sektörünü seçmesi ve oyuncuları hedef alması mantıklı gibi görünüyor olsa da bu kolay kolay gerçekleşebilecek bir olgu değil.

Netflix, yeni kullanıcılara erişmek yerine halihazırda sahip olduğu kullanıcılarına daha fazla vakit geçirtmeyi amaçlarsa, burada daha sağlıklı bir iş çıkarmış olur. Firma böylelikle hem oyun sektöründeki emeklemesini nispeten daha az bilgili insanlar ile geçirmiş olur hem de kullanıcıların daha uzun süreler kendi platformunda zaman geçirmesini sağlar. Hatta interaktif yapımlar markanın kendi fanatiklerinin artmasına ve daha fazla savunuculara sahip olmasına sebebiyet verebilir.


Ben her ne kadar bu denli teoriler ve farklı planlar üretsem de, görünen o ki firma yetkilileri çoktan bir karar vermişe benziyor. Dedikodulara bakacak olursak Netflix, oyun planı olarak Apple Arcade sistemini kendine daha uygun bulmuş hatta benimsemiş durumda. Bu sistem ile Netflix aylık ücretli abonelik sistemi ile kullanıcılara oyunlar oynatmayı hedeflemekte.

Netflix’in bu noktada oyunları kendisinin mi yapacağı yoksa oyunları üçüncü parti firmalara mı yaptıracağına dair henüz en ufak bir bilgi bulunmamakta. Ancak, şirket daha önceden kendine ait olan birkaç markayı üçüncü parti stüdyolarla anlaşarak oyun haline getirtmişti. Üçüncü parti bir stüdyo tarafından geliştirilip yayınlanan bu oyunlar ne yazık ki çok da başarılı oyunlar değil.

Bu noktada Netflix’in Bethesda, Ubisoft ya da Rockstar gibi devasa bütçelere sahip AAA oyunlar yapmayacağı şimdilik oldukça açık. Görünen o ki firmanın ilk etaptaki hedefi daha mobil yapılara sahip olan, casual oyunlar ve interaktif yapımlar olacak. Ancak bu yapımlardan yeterli sayıda olacak mı emin değilim. Zira kullanıcılara bir abonelik sistemi vaat ediyor ve ekstra ücret talep ediyorsanız, kullanıcılara sunmuş olduğunuz servis sisteminin içi dolu olmak zorunda.

Sonuç

Genişleyen ve teknolojinin her geçen gün daha fazla insanın hayatının merkezine geçmesinden bu yana, oyunlar da her geçen süre daha da güçleniyor. Günümüzde video oyunlar eğlence sektörünün en büyük payına sahipler. Ne konserler ne de görsel sanatlar rakamsal alanda oyunlara erişebilecek noktanın altında kalmaya başladı.

Bu doğrultuda sektör bükemediği eli öpercesine artık oyun sektörüne saygı duymaya başlamış durumda. Elbette ki oyun sektörünün bu denli gelişmesi ve büyümesi hiçbir zaman film, dizi ve konser gibi eğlence araçlarının sonunu getiremez. Ancak çağın değiştiğini ve çağa ayak uydurmak gerektiğini bir kez daha insanların gözünün önüne sermekte.

Umarım ki Netflix, oyun sektöründe şimdiden yapacağı hataların farkına varır. Çünkü ben hatalar yapacaklarından eminim. Bu noktada önemli olan hataları yapmak değil. Hatta oyun sektöründe hata yapmak başarı getirebilecek önemli bir nokta. Umuyorum ki Netflix, gelecekteki hatalarını kabullenip bu hataları avantaja çevirip sinema ve dizi sektörüne yeni soluklar getiren işlere imza atabilir.

YORUMLAR

  • 0 Yorum